Insan, sirlarla dolu bir alemdir. Modern bilim evrenin derinliklerine iner. Kuantum mekanigi esyanin yapisini parcalara ayirir. Ancak bu caba bir noktada eksik kalir. Hakikat sirf maddeden ibaret degildir. Ruh ve beden ic icedir.
Mustafa Merter bu kurgusal eserinde rotayi ic dünyamiza ceviriyor. Seyh-ül Ekber Ibn Arabnin irfanini fizigin ulastigi sinirlarla bulusturuyor.
Kainati müsahede etmek sirf akilla gerceklesmez. Manev kalp, varligin aslina acilan bir nr gecididir. Bu gecit asilir. Insan dikey zamanda, nefs mertebelerinde yükselir. Hakikat her an yeniden yaratilir. Varligin ilah ahengi bu an icindedir.
Bilim, ilah rabitadan koptugunda akli karanlik bir labirente hapseder. Cikis yolu ilah asktir. Labirent terk edilir. Göklerdeki ikizimiz, yani asli canimiz uyanir. Varlik zerreleri, muazzam bir ilah senfoninin notalari gibidir. Insan bu notalari manev kalbinde akort eder. Kendi varolusunu ebedi tevhid sirriyla birlestirir.
Insan Merkezli Fizik, idraki derinlestiren bir davettir. Esyanin hakikatine ulasma gayretidir. Sonsuzlugu uzayda degil, nefsin kendi dernunda müsahede etme yolculugudur.