Bu kitap, yalniz gecmisi anlatmak icin yazilmadi.
Bu kitap, hatirlatmak icin yazildi.
Köklerinden koparilan, kimliklerinden uzaklastirilan, düsünmeden inanmaya ya da inanmadan redetmeye sürüklenen bir cagin icinde yasiyoruz. Gürültünün hakikati bastirdigi, kalabaliklarin düsüncenin yerini aldigi bir zamanda Bu eser, okurunu ezbere degil, sorgulamaya; öfkeye degil, bilince; ayrismaya degil, köklü bir anlayisa davet ediyor.
Tarih, inanc, kültür ve medeniyet üzerine kurulu bu satirlar; bir ideolojinin degil, bir uyanisin izini sürüyor. Gecmisin aynasinda bugünü okumayi, bugünün karmasasinda yarini görmeyi hedefliyor. Cünkü milletler ancak hafizalari kadar güclüdür. Hafizasini kaybeden toplumlar yönünü de kaybeder.
Bu kitapta; unutturulmak istenenler, carpitilanlar ve görmezden gelinenler var. Ama daha önemlisi, burada bir cagri var
Kendine dön.
Köküne bak.
Düsün.
Sorgula.
Ve kendi hükmünü kendin ver.
Elinizdeki eser, cevaplar sunmaktan cok dogru sorulari sormayi amacliyor. Cünkü dogru sorular, insani özgürlestirir. Özgür zihinler ise yeni bir medeniyetin kapisini aralar.
Belki bazi sayfalara itiraz edeceksiniz. Belki bazi cümlelerde kendinizi bulacaksiniz. Ama her satirda bir hakikat arayisiyla karsilasacaksiniz.
Bu kitap bir son degil.
Bir baslangictir.
Ve her baslangic, cesaret ister.