Insanin özünü yakalamanin izini süren felsefe, olgularin nedenlerini; bilim ise niteliklerini belirlemeye calisir. Bilim; tikellerin durumunu aciklayan yasalari, olay ve olgularin hakikatini görüneninduyuya gelenin ardina bakarak arastirirken, felsefe, kavramlarin niteliginde arar. Bilim ispati, felsefe iknayi, sanat da sezdirmeyi hedefler. Sanat, betimlemeyi; bilim, aciklamayi; felsefe de kavramsallastirmayi secer. Sanat icin imge neyse, felsefe icin kavram, bilim icin deney odur. Bilim; formüller koyar, bildirir. Felsefe ögretir. Sanat hissettirir. Felsefenin özü ve özeti mantiktir. Mantik icin kavramlar neyse, bilim icin matematik, matematik icin de sayilar odur. Matematik; sayilarla islem yapan bir tür mantik, mantik da kavramlarla önermeler yapan bir cesit matematiktir. Matematik; bilimin gözü, sanat ise tahayyülün dilidir.
Mantik, felsefenin, hayal ise sanatin nedenidir. Felsefe icin mantiksal düsünce neyse, sanat icin de tahayyül odur. Insan, mantigin özellik ve güzelligine yaslanarak, mantiktan beslenerek düsünmeseydi felsefe, tahayyül etmeseydi sanat var olmazdi. Fakat bu, Felsefede tahayyül, sanatta ise mantik yoktur anlamina gelmez. Hayati anlama ve yorumlama niyet ve gayretiyle olusan, olgunlasan felsefede tahayyül, sanatta da mantik vardir fakat felsefede hayal, mantigin; sanatta ise mantik, hayalin gerisindedir.