Yazarlarin kalem oynattigi edebi türlerden biri de mektuptur. Edebiyatimizda özellikle Tanzimat Dönemi ile birlikte gelisim gösteren bu türde pek çok kalem erbabinin yayimlanmis kitabi bulunmaktadir.
Elinizdeki bu kitapta yer alan mektuplarda; zindanin soguk duvarlari arasinda kaleme alinmis satirlarin, aska olan yakici bagliligin, umudun ve umutsuzlugun hikayesi anlatiliyor. Her cümlesinde özgürlüge ve aska olan özlemi hissedeceginiz bu mektuplar ; sizi, içinizi burkan duygusal bir yolculuga çikariyor. Bu yolculukta, karanligin en koyu anlarinda bile askin nasil da bir isik oldugunu derinden hissedeceksiniz.
Ali Izzet Özcan
***
Bu kitap, bir dönemin resmi kaydindan çok daha fazlasidir. Bu satirlar; bir ögretmenin, bir esin, bir babanin dört duvar arasinda kaleme aldigi mektuplarla hem sahsî bir askin hem de tarihî bir kirilmanin tanikligini tasimaktadir.
15 Temmuz sonrasinda yasanan süreç, binlerce insanin hayatinda derin izler birakti. Kimi mesleginden oldu, kimi özgürlügünden, kimi de sevdiklerinden ayri düstü. Elinizdeki mektuplar, iste bu ayriligin içinden dogan bir sesin kaydidir. Soguk duvarlar arasinda yazilmis olmalarina ragmen, satir aralarinda yakici bir sevgi, sarsilmaz bir sadakat ve tükenmeyen bir umut var.
Bu metinler yalnizca iki insan arasindaki hasretin dili degildir. Ayni zamanda bir dönemin ruh hâlini, inançla sinanmis sabri ve zamana direnen bir bagliligi da belgelemektedir. Yazar, yasadigi mahrumiyeti kelimelere dökerken; kisisel acisini, ortak bir hafizanin parçasi hâline getirmektedir.
Bu kitap, bir ask kitabi oldugu kadar bir taniklik metnidir. Bir hasret günlügü oldugu kadar bir direnisin sessiz kaydidir. Ve belki en çok da ayriligin ortasinda bile "biz" kalabilmenin hikâyesidir.
Okuyacaginiz her mektup, yalnizca bir ese yazilmis degildir; ayni zamanda zamana, sabra ve insan onuruna yazilmistir.
Crab Publishing