Aylardan Efsane Kasim, günlerden Sahane Cumaydi. Fakat manasizca renkli reklam panolarindaki bu hesapli coskuya kapilan yok gibiydi. Metronun ici cenaze evini andiriyordu.
Birbirinden koyu montlu, birbirinden mutsuz suratli, birbirinden egri duruslu bir yigin insan farkli bosluklara dalip gitmisti. Dikkate alinmamasi gereken alarmlar, ilaclanmasi gereken böcekler, düzeltilmesi gereken yamuk zeminler, bir sabah uyandiginda manzarasi degisenler, yorumlanamayan rüyalar, biriken cöpler, önemli toplantilar, önemsiz kanamalar, asit yagmurlari, akvaryumlar, kafesler, daireler ve betonla kusatilmis sehrin sanki hem icinde hem de disinda soluk alan hayvanlar... Hakan Bicakcidan Gecici Manzara. Cogunlukla tuhaf, simdilik yeni öyküler.