Siyah ates icinden gectigimiz her kuytu köse suc cikmazi her yerde egri cizgiler, ayrik otlari degisen bir sey yok Siyah Ates, iki bölüm boyunca okuru bir duygu atlasinda gezdiren, ince iscilikli bir siir kitabi. Epigraflarla acilan kapilar, mitlerden tarihe uzanan göndermeler ve doganin sert imgeleri kitabin omurgasini kuruyor; tas, su, kül ve isik ayni sayfada birbirine degiyor. Seval Arslanin siiri, aciyi gösterirken gösterise kacmiyor; yer yer öfkeye yaklassa da dili cogu zaman ölcülü ve insana yakin kaliyor. Bu kitap, gürültünün icinde kaybolanlara sessiz bir eslik, icinden gecilen zamanlara da kalici bir not.