|
1165 tarihinde, günümüzde Ispanya sinirlari içinde kalan Mursiye sehrinde dünyaya geldi. Tam adi; Muhyiddin Muhammed bin Ali bin Muhammed el-Arabî et-Tâî el-Hâtimî'dir ve Seyhü'l Ekber unvani ile bilinir. Endülüs Devleti'nin hüküm sürdügü Ispanya topraklarinda dogan Ibn Arabi, Arap Tayy kabilesine mensuptu. Endülüs'te bir süre daha kaldiktan sonra, seyahate çikti. Sam, Bagdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan taninmis alim ve seyhlerle görüstü. 1182'de Ibn-i Rüsd ile görüstü. Bu görüsmeyi eserinde anlatir. Bu Ibnu Rüsd'ün bilginin akil yoluyla elde edilecegini söylemesiyle meshur oldugu yillardir. 1184-1185'de 'Ureynî' isimli bir seyh'le tanisti. Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandigini söyler. 'Ureynî', Ubudiyet [kulluk] meselesinde derin bir bilgiye sahipti. 1196'da Fas'a gitti. Orada yaptigi Seyahatler sirasinda büyük söhret kazandi. 1198'de tekrar Endülüs'e geçti. Girnata Sehri dolaylarindaki Baga kasabasinda Sekkaz isimli bir seyhi ziyaret etti. Onun Tasavvuf yolunda karsilastigi en yüce kimse oldugunu söyler. 1199-1200'de Ilk defa Hac için Mekke'ye gitti. 1204'de Medine, Musul, Bagdat'ta bulundu. Musul'dan ayrildiktan sonra geldigi Konya'da Sadreddin Konevî'nin dul annesi ile evlendi. Selçuk Meliki tarafindan hürmet ve ikram gördü. Sonra Misir'a geçti. Orada Futuhat-i Mekkiye'deki sözlerinden ötürü Misir ulemasi tarafindan hakkinda verilen idam fetvasindan dolayi oradan kaçti. 1215 de tekrar Konya'ya geldi. 1220'de Sam'a yerlesti. Zaman zaman civar sehirlere seyahatler yapti. Sam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldi. Ibn Arabi bu eseri rüyasinda Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldigini belirtir. 1239'da Sam'da öldü. Kabri Sam sehri disinda Kasiyun dagi etegindedir. 1516 yilinda I. Selim, Sam'i Osmanli topragi yaptiginda oraya türbe, camii ve imaret insa ettirdi.
|