Hayir bir tek sen gördün, ben maruz kaldim. Oyun sandiydim. Sen katildiydin. Birazdan ücümüz de kahkahalarla gülecektik. Sonra da uyuyacaktik, sabah patates kizartmasi kokusuyla uyanacaktim. Olmadi, bir daha beraber uyuyamadik bile. Sen buralarda beyaz odalarda gözün acik uyuyorsun, ben de ranzalarda baskalarinin ablalariyla. Evim yok be ablam, senin aklinmis benim evim.
Sen ümidini kestin, bu iyi bir huy degil.
Dedigin ümit etmek degil ki, takinti halinde israr etmek.
Israr da bir nevi ümittir. Israr inanca bagli bir ümittir ve üc cesit ümit vardir.
Hic duymamistim bunu.
Bir numara inanca bagli ümit; israr. Ikincisi sana bagli ümit; inat. Ücüncüsüyse zamana bagli ümit; sabir.
Yani sabir, inat, israr hep ümit midir abla
Tabii ya
Söz yikarim her hafta gömlegimi, söz abla. Kapatalim mi bu konuyu artik
Melike Pehlivan Islerin Lekesi okuduktan sonra icimizden cikacak gibi degil. Ama evrilebilir. Hüznü tamamlanmis bir kedere dönüstürebilir. Sevinci pamuk tarlalarindan asirip getirebilir. Hayata dair kücük seyleri büyütürken, büyük bildiklerinizi kücültebilir. Dahasi iyi bir öykü kitabindan beklendigi gibi, sizi degistirebilir. Herkesin kendi lekesiyle bir sinavi var ve bu yetkin satirlarda gecmek ya da kalmak yok.